Uzmanlıklarım › Diz & Bacak › Arka Çapraz Bağ Yaralanması
PCL yaralanması, dizin arka kısmında bulunan bağın gerilmesi veya yırtılması sonucunda diz stabilitesinin azalmasıyla ortaya çıkar. Genellikle trafik kazası, düşme veya spor sırasında alınan darbe gibi güçlü bir kuvvetin kaval kemiğini geriye doğru itmesiyle meydana gelir. ACL yaralanmalarına göre daha az görülmesine rağmen, çoğu zaman dizdeki diğer yapıların hasarlarıyla birlikte ortaya çıkabilir.
Uygun tedavi ve bakım ile çoğu kişi başarılı bir şekilde iyileşir. Ancak tedavi edilmeyen yaralanmalar uzun vadede diz instabilitesine veya kireçlenmeye yol açabilir. Bu rehberde PCL yaralanmalarının nasıl oluştuğunu, hangi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini, nasıl teşhis edildiğini ve en etkili tedavi ve iyileşme yöntemlerini öğreneceksiniz.
Randevunuzu oluşturun ve uzman ortopedi rehberliği alın.
Posterior Cruciate Ligament (PCL) yaralanması, dizin arka kısmında bulunan bağın burkulması veya yırtılmasıdır. Bu bağ, uyluk kemiğini (femur) kaval kemiğine (tibia) bağlar ve tibianın fazla geriye doğru hareket etmesini önleyerek dizin stabilitesini sağlamada önemli bir rol oynar.
Bu tür yaralanmalar, diz bükülü durumdayken güçlü bir kuvvetin kaval kemiğini geriye doğru itmesiyle meydana gelir. Yaygın bir örnek, trafik kazası sırasında dizin gösterge paneline çarpmasıyla oluşan “gösterge paneli yaralanmasıdır”. Ayrıca kişinin doğrudan bükülü dizinin üzerine düşmesi veya spor sırasında dengesiz bir şekilde yere basması sonucunda da ortaya çıkabilir.
PCL yaralanmaları, özellikle ACL yırtıkları olmak üzere diğer diz bağ yaralanmalarına göre çok daha az görülür. Tüm diz bağ yaralanmalarının yaklaşık %5 ila %20'sini oluşturur, ancak bazı çalışmalarda bu oran %23'e kadar bildirilmektedir.
Genel toplumda bu yaralanmalar nispeten nadirdir. Görülme sıklığının yılda 100.000 kişi başına yaklaşık 2 vaka olduğu tahmin edilmektedir ve ayaktan tedavi edilen diz yaralanmalarının yalnızca yaklaşık %3'ünü oluşturur. Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl 20.000'den az vaka teşhis edilmektedir.
PCL yaralanmalarının çoğu tek başına meydana gelmez. Aslında, %90'dan fazlası ACL, MCL veya menisküs hasarı gibi diğer diz yaralanmalarıyla birlikte görülür. İzole PCL yaralanmaları oldukça nadirdir.
Ayrıca bazı belirli özellikler gözlemlenmiştir:
Spor yaralanmaları ve bükülü dizin üzerine düşme de PCL yaralanmalarına neden olabilir, ancak yüksek enerjili travmalara kıyasla daha az sıklıkta görülür.
Posterior Cruciate Ligament (PCL) yaralanmaları türe (yaralanmanın nasıl oluştuğuna) ve dereceye (yaralanmanın şiddetine) göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, bağdaki hasarın boyutuna ve kaval kemiğinin arkaya doğru hareket derecesine (posterior translasyon) dayanır. Bu yaralanmalar genellikle “gösterge paneli yaralanması” gibi doğrudan darbeler sonucunda meydana gelir ve ağrı, şişlik ve diz instabilitesine neden olabilir.
PCL yaralanması, diz bükülü durumdayken güçlü bir kuvvetin kaval kemiğini (tibia) geriye doğru itmesiyle meydana gelir. Diğer birçok diz yaralanmasının aksine, PCL yaralanmaları basit bir burkulmadan ziyade daha çok doğrudan darbe sonucunda oluşur.
PCL yaralanması dizin arka kısmında ağrıya, birkaç saat içinde ortaya çıkan şişliğe ve dizde instabilite veya gevşeklik hissine neden olabilir. Özellikle yokuş aşağı veya merdiven inerken yürümede ya da bacağa ağırlık vermede zorluk yaşanabilir.
Dizde sertlik oluşabilir ve bu durum dizi tamamen bükmeyi veya düzleştirmeyi zorlaştırabilir. Dizin arka kısmında hassasiyet de görülebilir. Ağrı özellikle diz çökme, çömelme veya koşma gibi aktiviteler sırasında artabilir. Bazı kişiler dizin arka kısmında baskı hissi de yaşayabilir.
Belirtiler başlangıçta hafif olabilir ve zamanla gelişebilir. Bu nedenle yaralanma bazen fark edilmeyebilir. Tedavi edilmediğinde sürekli rahatsızlığa, çoğunlukla dizin ön kısmında hissedilen ağrıya ve günlük aktiviteler veya spor sırasında dizin stabilitesine duyulan güvenin azalmasına yol açabilir.
Doktorlar PCL yaralanmasını tıbbi öykünüzü, fizik muayeneyi ve görüntüleme testlerini birlikte değerlendirerek teşhis eder. Amaç, yaralanmayı doğrulamak, şiddetini belirlemek ve dizdeki diğer yapılarda eşlik eden hasarları tespit etmektir.
Dikkatli bir klinik muayenenin uygun görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi, tedavi kararlarının yönlendirilmesine ve eşlik eden yaralanmaların gözden kaçırılmamasına yardımcı olur.
Tedavi, yaralanmanın şiddetine ve dizin diğer bölümlerinin etkilenip etkilenmediğine bağlıdır. PCL yaralanmalarının çoğu, özellikle hafif ve orta dereceli vakalar, ameliyatsız tedavi edilir. Temel amaçlar ağrıyı azaltmak, diz stabilitesini yeniden sağlamak ve normal hareket kabiliyetine dönmektir.
Bu yaklaşım, özellikle Derece I ve II yaralanmaların yanı sıra bazı izole Derece III vakalarında çoğu kişi için ilk tercih edilen tedavidir.
Birçok kişi bu yaklaşımla başarılı şekilde iyileşir ve ameliyata ihtiyaç duymadan normal günlük aktivitelerine dönebilir.
Cerrahi, daha ciddi vakalarda veya belirtilerin rehabilitasyona rağmen düzelmediği durumlarda değerlendirilir. Aşağıdaki durumlarda ameliyat gerekebilir:
PCL Rekonstrüksiyonu: Bu işlemde cerrah, hasarlı bağı genellikle tendon dokusundan alınan bir greft ile değiştirir. İşlem minimal invaziv teknikler kullanılarak gerçekleştirilir.
Ameliyatsız ve cerrahi tedavi arasındaki seçim; yaralanmanın şiddetine, aktivite düzeyinize ve günlük aktiviteler sırasında dizinizin ne kadar stabil hissettiğine bağlıdır.
PCL yaralanmasından iyileşme, hasarın şiddetine ve ameliyat gerekip gerekmediğine bağlıdır. Hafif yaralanmalar birkaç hafta içinde iyileşebilirken, daha ciddi vakaların iyileşmesi birkaç aydan bir yıla kadar sürebilir.
İyileşme sürecinde amaç, dizi korurken güç ve stabiliteyi kademeli olarak yeniden kazanmaktır. Dizlik uygun hizalanmanın korunmasına yardımcı olurken rehabilitasyon, erken dönemde aşırı yüklenmeden kuadriseps kaslarının güçlendirilmesine odaklanır. Aktiviteler aşamalı olarak yeniden başlatılır; koşuya genellikle yaklaşık 3 ay civarında başlanırken, iyileşme sürecine bağlı olarak spora tam dönüş 6 ay veya daha uzun sürebilir.
PCL yaralanması, özellikle ciddi olduğunda veya uygun şekilde tedavi edilmediğinde uzun vadeli komplikasyonlara yol açabilir. Yaygın sorunlar arasında diz instabilitesi, devam eden ağrı, şişlik ve sertlik bulunur. Kas güçsüzlüğü ve yürüme biçiminde (yürüyüş) değişiklikler de gelişebilir ve günlük aktiviteleri veya spor yapmayı zorlaştırabilir.
Zamanla, özellikle tedavi edilmeyen veya uygun şekilde yönetilmeyen vakalarda, diz mekaniğinin değişmesine bağlı olarak osteoartrit gelişme riski artar.
Ameliyat yapılması durumunda olası komplikasyonlar arasında diz sertliği, devam eden ağrı, enfeksiyon (nadiren) veya eklemde kalıcı gevşeklik (laksite) bulunabilir.
Uygun tedavi ve yapılandırılmış bir rehabilitasyon programı ile bu komplikasyonların birçoğu en aza indirilebilir veya önlenebilir.
PCL yaralanmaları çocuklarda nadir görülür ve gelişmekte olan kemikler nedeniyle yetişkinlerdeki yaralanmalardan farklılık gösterir. Küçük çocuklarda, bağın kemikten bir parça koparmasıyla oluşan avülsiyon yaralanmaları daha sık görülürken, ergenlerde yetişkinlerdeki yaralanmalara benzer bağ yırtıkları daha yaygındır.
Belirtiler hafif olabileceğinden ve standart röntgen görüntüleri bu yaralanmaları her zaman göstermeyebileceğinden tanı koymak zor olabilir. Bu nedenle, tanının doğrulanmasında MRI genellikle önemli bir rol oynar.
Tedavi, yaralanmanın şiddetine bağlıdır. Hafif vakalar dinlenme, dizlik veya bazı durumlarda alçı ile tedavi edilir. Daha ciddi veya instabil yaralanmalarda cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavi sürecinde büyüme plaklarının (fizlerin) korunmasına özel önem verilmelidir. Erken tanı ve uygun tedavi ile çocukların çoğunda iyi sonuçlar elde edilir.
Dizlerinizi güçlü, dengeli ve iyi korunmuş durumda tutarak PCL yaralanması riskini azaltabilirsiniz. Hamstring, kalça ve core kaslarının yanı sıra özellikle kuadriseps kaslarını güçlendirmeye odaklanın.
Dizler bükülü şekilde yere inmek ve ani veya kontrolsüz hareketlerden kaçınmak gibi doğru hareket tekniklerini kullanın. Fiziksel aktivite öncesinde ısınmak ve iyi bir esnekliği korumak da diz üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olabilir.
Uygun ayakkabılar giyin ve gerektiğinde koruyucu ekipman kullanın. Emniyet kemeri takmak gibi güvenlik önlemlerine uyarak yüksek enerjili yaralanma riskini azaltın. Sağlıklı bir kiloyu korumak ve erken belirtilere zamanında müdahale etmek de daha ciddi yaralanma riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Özellikle düşme, spor sırasında alınan bir darbe veya trafik kazası sonrasında PCL yaralanmasından şüpheleniyorsanız doktora başvurmalısınız. Şiddetli ağrı, belirgin şişlik, dizde instabilite, yürüme güçlüğü veya bacakta uyuşma ya da karıncalanma yaşıyorsanız derhal tıbbi yardım alın.
Sürekli ağrı, sertlik veya hareket kısıtlılığı gibi hafif belirtiler zamanla düzelmiyorsa da değerlendirme yaptırmalısınız. Erken tanı, yaralanmanın doğrulanmasına, eşlik eden hasarların belirlenmesine ve en iyi iyileşme için uygun tedavinin planlanmasına yardımcı olur.
Diz arkasında ağrıya, hafif şişliğe ve dizde gevşeklik veya instabilite hissine neden olabilir.
Evet, hafif ve orta dereceli PCL yaralanmalarının birçoğu dinlenme, dizlik ve fizik tedavi gibi uygun ameliyatsız tedavilerle iyileşebilir.
Evet, birçok kişi yürüyebilir ancak özellikle belirli hareketler sırasında rahatsızlık veya dizde instabilite hissedebilir.
Hayır, PCL yaralanmalarının çoğu ameliyatsız tedavi edilir. Cerrahi tedavi, ciddi yırtıklarda veya birden fazla bağın etkilendiği durumlarda değerlendirilir.
Tedavi edilmeyen bir PCL yaralanması kronik diz instabilitesine, devam eden ağrıya ve erken osteoartrit gelişme riskinin artmasına yol açabilir.
Evet, uygun tedavi ve rehabilitasyon ile birçok kişi başarılı şekilde iyileşir ve normal aktivitelerine geri dönebilir.
We use cookies to improve your experience on our site. By using our site, you consent to cookies.
Manage your cookie preferences below:
Essential cookies enable basic functions and are necessary for the proper function of the website.